buz tutmuş türkülerin dilinden damlıyorum; ben hep yabancıyım, nereye gitsem yabancı
dediğim güz başka, eylül başka, havada dolaşan bulutun tadı başka
bilmiyorsun, kaç gece namludan baktım göğe; senden bittim,
senden son uçurumundan düştüm derinlere, ‘pat’ diye
kuru bir yaprak gibi çatladı...