Arama sonuçlarınız

  1. Anektod

    Tilkinin dolaşıp geleceği yer, kürkçü dükkânıdır.

    Kişi ne kadar kendi bildiği gibi yaşarsa yaşasın, meslek veya alışkanlık gereği olan bir sonuçtan kaçamaz. Daha önce kopup ayrılmış olsa da, kişi bağlı olduğu çevreye, işe veya bir alışkanlığa eninde sonunda, şu ya da bu sebepten ötürü döner. Tilkilerin derisi genel olarak kürk yapımında...
  2. Anektod

    Boş torbayla at tutulmaz.

    1. Hiç kimse emeğinin boşa çıkmasını istemez, karşılığını mutlaka bekler. Bir kimseye iş yaptırmak, onu bir yere bağlamak istiyorsanız, ona emeğinin karşılığını da ödemek zorundasınız. Çıkar ve karşılık gösterilmeden bir kimse bir yere bağlanmaz. 2. Bir işte başarılı olabilmek için bilgi ve...
  3. Anektod

    Devenin yemediği ot, başına zarar.

    1. Kişinin bilmediği, anlamadığı bir işi yapması kendisi için sıkıntı oluşturur. 2. Bir insanın yapmadığı iş, bazen başına dert açar.
  4. Anektod

    Herkes davul çalar, ama çomağı makama uyduramaz.

    Hiçbir iş yapmadan başkalarının sırtından geçinen kimseler ölmüş sayılırlar. Çünkü ölülerin de faydası yoktur. Bu nedenle insanlar yaşadıkları süre içinde kendileri için, toplum için yararlı işler yapmalıdırlar.
  5. Anektod

    Faydasız baş, mezara yaraşır.

    Hiçbir iş yapmadan başkalarının sırtından geçinen kimseler ölmüş sayılırlar. Çünkü ölülerin de faydası yoktur. Bu nedenle insanlar yaşadıkları süre içinde kendileri için, toplum için yararlı işler yapmalıdırlar.
  6. Anektod

    Oğlanın şaşkını, babasının zenginliğini metheder.

    Toplumsal açıdan fazla değeri olmayan, sıradan, eğitimsiz, görgüsüz, cahil kişiler çevresindeki dost ve akrabalarının değerli özellikleriyle övünmeye, kendine bir pay çıkarmaya çalışırlar. Bu durum onları daha da basitleştirir. Kişi kendi yaptığı güzel şeylerle gündeme gelmelidir ki bir...
  7. Anektod

    Yolundan giden yorulmaz.

    Yapacağı işin tekniğini iyi bilen, uygulamasında deneyim sahibi olan kimse yapacağını önceden tespit eder, sonra uygular. Sonuca sıkıntısız ulaşır. Bunları bilmeyenler ve uygulamayanlar deneme yanılma yöntemi ile hem çok para, hem çok zaman kaybederler. Hem de meydana çıkan iş arzu edilen...
  8. Anektod

    Koyunun bulunmadığı yerde, keçiye Abdurrahman Çelebi derler.

    Bir şeyin çok kıymetlisi bulunmazsa daha aşağı değerde olan kıymet ve itibar kazanır, ilgi görür. Değerli insanların bulunmadığı yerde, değersiz ve yeteneksiz kişiler değer kazanırlar.
  9. Anektod

    Tarlayı düz al, kadını kız al.

    Tarla sulak ve düz ovalık yerden almalı, engebeli arazilerde tarlalar kolay işlenemez. Evlenilecek kişinin de dul değil, kız olmasına dikkat edilmelidir. Bir kız eş olarak alınırsa, geçmişi olmadığı için eşinin huyunu, tavrını benimser, daha çabuk alışır, kendisinin ve eşinin mutluluğu da o...
  10. Anektod

    Kaz gelecek yerden, tavuk esirgenmez.

    Yaradılışı gereği her insan çıkarlarına düşkündür. Büyük çıkarlar beklenen yer için küçük fedakârlıklar yapılmalı, kimi sıkıntılara girilmeli ve bundan kaçınılmamalıdır. Her canlı için öncelikli olan kendi çıkarlarıdır. Bu nedenle önce can, sonra canan denilmektedir. Tohum ekmeden ürün...
  11. Anektod

    Çok mal haramsız, çok laf yalansız olmaz.

    Yapılan işe göre kazanılabilecek para miktarı az çok bellidir. Bu nedenle beklentinin üzerinde para elde eden kişiden şüphe edilir, yasal olmayan kazanç elde ettiği düşünülür. Zaten insan para hırsına kapılırsa, helal haram demeden kazanmak için her yola sapar. Akıllı bir insan kısa ve öz...
  12. Anektod

    İyi evlat babayı vezir, kötüsü rezil eder.

    İstenilen ve beğenilen nitelikleri taşıyan, yararlı olup iyilik sunan evlâtlar baba ve anne için övünç kaynağı; kötülük yapan, sağlıksız, yararsız ve şerefsiz insanlar da utanç kaynağı olurlar.
  13. Anektod

    Arka gerektir arka, ya utana ya korka.

    Bir kişi işlerini istediği biçimde, kolaylıkla ve sorunsuz yürütebilmesi için, sözü geçen ya da kendisinden korkulan birisine dayanması gerekir. Yani o kişiden ihtiyaç halinde destek almalıdır.
  14. Anektod

    Allah namerde, merde, hiçbir ferde muhtaç etmesin.

    "Namerde" yani gerçek anlamıyla adam olmayana ; "merde" yani adam olana, "hiç bir ferde" yani hiç bir kişiye muhtaç etmesin demektir. Muhtaç olunacak tek varlık Allah'tır. Sadece O'na muhtaç olan hiçbir şeye ihtiyaç duymaz.
  15. Anektod

    Bakkal ekmeğini yavan yer.

    İnsanlar başkalarına yaptıkları hizmetleri kendilerine gelince çoğu kez savsaklarlar, ya da yapmaya zaman ve fırsat bulamazlar.
  16. Anektod

    Tavuğun sadakası bir yumurta.

    Kimi insanların gücü büyük işler yapmaya yetmez. Kimileri de varlıklı değildir. Böyle insanların yardımları küçük olur.
  17. Anektod

    Ayranı yok içmeye, atla gider sıçmaya.

    Fakir ve yoksul kişiler, maddi gücü olmadığı halde, gösteriş yapmak için olmadık çaba içine girerler. Ancak bu davranış onları yüceltmez, gülünç duruma düşmelerine yol açar. Kişi kendi maddi gücünü bilerek hareket etmeli ve çevresindekilere karşı kendini mahcup duruma düşürecek...
  18. Anektod

    Âdet yerini bulsun diye

    Gerekli olduğu için değil, yalnız alışılmış olduğu için. Âdet yerini bulsun diye çıkıp biraz oynadı. Düğünlerinde âdet yerini bulsun diye bize davetiye göndermişlerdi.
  19. Anektod

    Eşeği satıp çüş demekten kurtulmak

    Sıkıntı yaratan bir şeyden kurtulmak. Eşeği satıp çüş demekten kurtuldum, şimdi çok rahatım. Bir an önce eşeği satıp çüş demekten kurtulmak istiyorum.
  20. Anektod

    Başına hal gelmek

    Pek çok güçlüklerle karşılaşmak. Başına ne hal geldi Allah bilir.
Kıbrıs Haber - yığıntı - verigom bilgi bankası - metal işleme - Tiktok video indir - Backlink
Üst