absent722
Forum Üyesi
- Katılım
- 26 Mar 2021
- Mesajlar
- 82,739
- Tepkime puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Takım
- HataySpor
Bartın’ın Amasra ilçesinde 43 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasıyla ilgili 7’si tutuklu 23 kişinin Bartın Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davanın üçüncü duruşması başladı. Duruşmada patlamadan ağır yaralı şekilde kurtulan işçi Erol Bulduk’a söz verildi. “O anı hatırlamıyorum, 2 ay sonra gözümü hastanede açtım.” diyen Bulduk, işçilerin üzerinde üretim baskısı olduğunu söyledi.
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesine ait maden ocağında 14 Ekim 2022'de 43 işçinin hayatını kaybettiği, 9 işçinin yaralandığı patlamaya ilişkin 7'si tutuklu 23 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 195 sayfalık iddianamenin, Bartın 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmesinin ardından 25-28 Nisan ile 3-5 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilen davanın üçüncü duruşması başladı. Bartın Ağır Ceza Mahkemesince Bartın Adliyesi'nde özel olarak oluşturulan salonda görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler, patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları ile taraf avukatları katıldı.
HAYATINI KAYBEDENLERİN YAKINLARI TEPKİ GÖSTERDİ Adliye içi ve çevresinde kolluk kuvvetlerince geniş güvenlik önlemi alındı. Öte yandan bazı müştekiler ile patlamada hayatını kaybedenlerin yakınları, sanıklara duruşma salonuna getirildikleri esnada tepki gösterdi. Bartın Adliyesi'nde özel olarak oluşturulan ve 118 müştekinin dinlenileceği duruşmada, maden ocağındaki patlamada ağır yaralanan ve Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi'nde 4,5 ay tedavi gören işçi Erol Bulduk'a söz verildi. “O ANI HATIRLAMIYORUM, 2 AY SONRA GÖZÜMÜ HASTANEDE AÇTIM” Bulduk, 14 yıldır üretim işçisi olarak çalıştığını ve olay anında -350 kotunda bulunduğunu anlatarak, "O anı hatırlamıyorum, 2 ay sonra gözümü hastanede açtım. O anda yanımda 3 kişi vardı. Sanıklardan şikayetçiyim, davaya katılma talebim var." dedi. Vücudundaki hasarın tutanaklara geçmesi için kamera kaydı alınan Bulduk, üretim baskısı olduğunu öne sürerek, "Hedeflenen üretimi ve tonajı yakalamak için mesai saatinden çok sonra çıktığımız oluyordu ve servisi de kaçırırdık. Kömür patlaması, taş tozuyla ilgili eksiklikler vardı. Ben 14 yılda 4 kez taş tozu uygulaması yapıldığını gördüm. Zaman zaman maden ocağında metan gazı olduğu da olurdu, o anda çalışmazdık, sorunun giderilmesini beklerdik. Kurumda yer altı lambasını sensöre okutup başka işler için çalışmak için yer üstüne çıkan olurdu." iddiasında bulundu. Patlamada hayatını kaybeden Mehmet Bulut'un eşi Buse Bulut, 11 aylık kız çocuğunun babasını tanıyamadığını dile getirdi. Bulut, eşinin, son zamanlarda yorgunluk ve halsizlik yaşadığını aktararak, "Üretim baskısı yüzünden mobing olduğundan bahsederdi. Mesaiden geç çıkardı, üretim baskısı yüzünden geç çıktığını söylerdi. Mühendislerin iş bitiminde ocağa girdiklerini, havalandırmanın yetersiz olduğunu ve sorunun çözülmesi için 30-40 gün ocağın kapalı kalacağını ancak sendika seçimleri nedeniyle ocağı geçici olarak kapatılmasının ertelendiğini söylerdi. Hepsinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum ve davaya katılma talebim vardır." diye konuştu.
Ziyaretçiler için gizlenmiş link,görmek için
Giriş yap veya üye ol.