Arama sonuçlarınız

  1. SeviLay

    hasırcı

    hasırcı isim Hasır ören veya satan kimse.
  2. SeviLay

    hasırlanmak

    hasırlanmak nesnesiz Hasırla döşenmek, üstü hasırla örtülmek.
  3. SeviLay

    hasis

    hasis Arapça ?as?s 1. sıfat, eskimiş Cimri: "Hasis kadın tozu dumana katar, kıyameti koparır." - Peyami Safa 2. sıfat, eskimiş, mecaz Bayağı, insanı küçülten, değersiz: Hasis menfaatler.
  4. SeviLay

    hasislik

    hasislik, -ği 1. isim Hasis olma durumu. 2. isim Hasis davranış.
  5. SeviLay

    hasiyet

    hasiyet (ha:siyet), Arapça ???iyyet 1. isim, eskimiş Özellik. 2. isim, eskimiş Yiyecek ve içeceğin yararı, etki.
  6. SeviLay

    Hasköy

    Hasköy isim, özel, (ha'sköy) Muş iline bağlı ilçelerden biri.
  7. SeviLay

    haslet

    haslet isim, eskimiş, Arapça ?a?let İnsanın yaradılışından gelen özellik, huy.
  8. SeviLay

    haspa

    haspa isim, alay yollu, şaka yollu Kızlara, kadınlara şaka veya alay yollu söylenen bir söz: "Haspa orada rahat durmamış." - Refik Halit Karay
  9. SeviLay

    hasret

    hasret isim, Arapça ?asret Özlem: "Hasretimden deli olacak hâle geldim." - Nazım Hikmet
  10. SeviLay

    hasretlik

    hasretlik, -ği isim Sevilen bir şey veya kimseden ayrı kalma durumu, ayrılık: Annesinin hasretliğine dayanamadı.
  11. SeviLay

    hasretmek

    hasretmek, -der -e, (ha'sretmek), Arapça ?a?r + Türkçe etmek Bir şeyin bütününü birine, bir şeye ayırmak, vermek: "Biri köyüne döndü, biri de evine kapanıp kalan ömrünü torunlarına hasretti." - Elif şafak
  12. SeviLay

    hasrolunmak

    hasrolunmak nesnesiz, (ha'srolunmak), Arapça ?a?r + Türkçe olunmak Bir şey bütünüyle birine verilmek, ayrılmak.
  13. SeviLay

    hassa

    hassa isim, eskimiş, Arapça ????a Özellik: "Büyüklerin çoğunda bu hassa yoktur." - Necip Fazıl Kısakürek Hassa isim, özel, (ha'ssa) Hatay iline bağlı ilçelerden biri.
  14. SeviLay

    hassas

    hassas Arapça ?ass?s 1. sıfat Duyum ve duyguları algılayan: "Halıda kaybolan ayak seslerini evvela Peregrini'nin hassas kulakları sezdi." - Halide Edip Adıvar 2. sıfat Duyarlı: "İri yarı bir adam olmakla beraber pek hassastı." - Aka Gündüz 3. sıfat Çabuk etkilenen: "Düşmanın...
  15. SeviLay

    hassasiyet

    hassasiyet isim, (hassa:siyet), Arapça ?ass?siyyet Duyarlık: "Senelerden beri çektiğim korku bende umulmaz bir hassasiyet uyandırmıştı." - Reşat Nuri Güntekin
  16. SeviLay

    hassaten

    hassaten zarf, eskimiş, (ha'ssaten), Arapça ????aten Özellikle: "Bu bazı demagogların hassaten seçim propagandalarında kullandığı boş laflardan biri değildir." - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  17. SeviLay

    hasse

    hasse isim Patiska.
  18. SeviLay

    hassiyum

    hassiyum isim, kimya, (ha'ssiyum) Atom numarası 108, atom ağırlığı 269 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen yapay bir element (simgesi Hs).
  19. SeviLay

    hasta

    hasta Farsça ?aste 1. sıfat Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız: "Annem o evin önü sofalı bir odasında hasta yatıyordu." - Yahya Kemal Beyatlı 2. sıfat, mecaz Aşırı düşkün, tutkun: Maç hastası. 3...
  20. SeviLay

    hastalanmak

    hastalanmak nesnesiz Sağlığı bozulmak, esenliği yerinde olmamak, rahatsızlanmak, hasta olmak: "Mart başlayalı kırkını geçmiş nice tanıdıklarım hastalandı." - Ahmet Haşim
yığıntı - verigom bilgi bankası - metal işleme - Tiktok video indir - hosting
Üst