Arama sonuçlarınız

  1. SeviLay

    hastalık

    hastalık, -ğı 1. isim Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. 2. isim Ruh sağlığının bozulması durumu. 3. isim Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk: Filoksera, bağ...
  2. SeviLay

    hastalıklı

    hastalıklı sıfat Vücut direnci az olan, çabuk hastalanan, mariz: "Doğuştan hastalıklı çocuklar, kardeşlerinin ve yaşıtlarının aksine annelerine aittir yalnızca ve hep öyle kalırlar." - Elif şafak
  3. SeviLay

    hastane

    hastane isim, (hasta:ne), Farsça ?aste + ??ne Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu: "Babam hastaneye gidip başhekimle görüştü." - Ayla Kutlu
  4. SeviLay

    hastanelik

    hastanelik sıfat Hastaneye kaldırılacak durumda olan.
  5. SeviLay

    hastel

    hastel isim, Fransızca hostel Daha ziyade gençlerin ve araştırmacıların konaklaması için yapılmış ve belirli kurallara göre yönetilen ucuz tesisler.
  6. SeviLay

    hasut

    hasut sıfat, eskimiş, Arapça ?as?d Kıskanç: "Bu hasutların dedikodularına inanmak caiz mi?" - Peyami Safa
  7. SeviLay

    haşa

    haşa (ha:şa:), Arapça ??ş? 1. ünlem Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz: Siz böyle söylemişsiniz. Haşa! ben öyle söylemedim. 2. ünlem Dine aykırı görülen bir ihtimalden söz edilirken kullanılan bir söz.
  8. SeviLay

    haşarı

    haşarı 1. sıfat Çok yaramaz, ele avuca sığmayan (çocuk): "Köy kahvesinden yetişen birkaç delikanlı bu haşarıları darmadağın etmişti." - Osman Cemal Kaygılı 2. sıfat Huysuz, azgın (hayvan).
  9. SeviLay

    haşat

    haşat, -dı 1. sıfat, argo Darmadağınık, işe yaramaz, bozuk, kötü. 2. sıfat, argo Yorgun, bitkin.
  10. SeviLay

    haşırdamak

    haşırdamak nesnesiz Kâğıt, kolalı kumaş vb. sert şeyler birbirine sürtünürken kalın ve boğuk ses çıkarmak.
  11. SeviLay

    haşırtı

    haşırtı isim Haşırdama sırasında çıkan sesin adı.
  12. SeviLay

    haşin

    haşin Arapça ?aş?n 1. sıfat Sert, kırıcı, gönül kırıcı: "Bu ağlamayacak kadar keskin, sert, haşin çocuk yüzü birdenbire bir yağmur gibi ağlamaya başladı." - Sait Faik Abasıyanık 2. zarf Sert, kırıcı, gönül kırıcı bir biçimde: "Öyle ani ve haşin çıkmıştı ki bu soru, karşıdaki boş...
  13. SeviLay

    haşinleşmek

    haşinleşmek nesnesiz Sertleşmek, gönül kırıcı davranışlarda bulunmak.
  14. SeviLay

    haşir

    haşir, -şri Arapça ?aşr 1. isim, eskimiş Toplanma, bir araya gelme. 2. isim, eskimiş, din bilgisi Kıyamet gününde ölülerin diriltilip mahşere çıkarılması: Haşre kadar beklesen bu iş olmaz.
  15. SeviLay

    haşiş

    haşiş Arapça ?aş?ş 1. isim, eskimiş Hint kenevirinden çıkarılan esrar. 2. isim, eskimiş Kuru ot.
  16. SeviLay

    haşiv

    haşiv, -şvi Arapça ?aşv 1. isim, eskimiş Doldurma. 2. isim, eskimiş, edebiyat Yazıyı veya konuşmayı gereksiz ayrıntılarla uzatma.
  17. SeviLay

    haşiye

    haşiye (ha:şiye), Arapça ??şiye 1. isim Dipnot. 2. isim, eskimiş Bir eseri daha iyi açıklamak için yazılan kitap.
  18. SeviLay

    haşlak

    haşlak sıfat Kızgın, kaynar, çok sıcak: "Fakat kendisini iki çatık kaşın altında parlayan iki hiddetli göz karşıladı. Sevincinin üzerine haşlak sular döküldü." - Aka Gündüz
  19. SeviLay

    haşlamak

    haşlamak 1. nesnesiz Bir şeyi kaynar suya daldırmak. 2. -i Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. 3. nesnesiz Suda kaynatarak pişirmek: "Nine yolda yerim diye iki yumurta haşladıydı." - Halide Edip Adıvar 4. -i Kaynar sıvı bir şeyi yakmak: Kaynar su ayağımı haşladı. 5. -i Don, kırağı...
  20. SeviLay

    haşlamlılar

    haşlamlılar isim, hayvan bilimi, çokluk Bir hücrelilerden, vücutlarında hareketi sağlayan kirpiğimsi titrek tüyleri veya beslenme işini gören çekmeleri olan, çoğu sularda yaşayan ve sadece mikroskopla görülebilen hayvanlar sınıfı.
yığıntı - verigom bilgi bankası - metal işleme - Tiktok video indir - hosting
Üst