Arama sonuçlarınız

  1. Anektod

    Arka gerektir arka, ya utana ya korka.

    Bir kişi işlerini istediği biçimde, kolaylıkla ve sorunsuz yürütebilmesi için, sözü geçen ya da kendisinden korkulan birisine dayanması gerekir. Yani o kişiden ihtiyaç halinde destek almalıdır.
  2. Anektod

    Allah namerde, merde, hiçbir ferde muhtaç etmesin.

    "Namerde" yani gerçek anlamıyla adam olmayana ; "merde" yani adam olana, "hiç bir ferde" yani hiç bir kişiye muhtaç etmesin demektir. Muhtaç olunacak tek varlık Allah'tır. Sadece O'na muhtaç olan hiçbir şeye ihtiyaç duymaz.
  3. Anektod

    Bakkal ekmeğini yavan yer.

    İnsanlar başkalarına yaptıkları hizmetleri kendilerine gelince çoğu kez savsaklarlar, ya da yapmaya zaman ve fırsat bulamazlar.
  4. Anektod

    Tavuğun sadakası bir yumurta.

    Kimi insanların gücü büyük işler yapmaya yetmez. Kimileri de varlıklı değildir. Böyle insanların yardımları küçük olur.
  5. Anektod

    Ayranı yok içmeye, atla gider sıçmaya.

    Fakir ve yoksul kişiler, maddi gücü olmadığı halde, gösteriş yapmak için olmadık çaba içine girerler. Ancak bu davranış onları yüceltmez, gülünç duruma düşmelerine yol açar. Kişi kendi maddi gücünü bilerek hareket etmeli ve çevresindekilere karşı kendini mahcup duruma düşürecek...
  6. Anektod

    Âdet yerini bulsun diye

    Gerekli olduğu için değil, yalnız alışılmış olduğu için. Âdet yerini bulsun diye çıkıp biraz oynadı. Düğünlerinde âdet yerini bulsun diye bize davetiye göndermişlerdi.
  7. Anektod

    Eşeği satıp çüş demekten kurtulmak

    Sıkıntı yaratan bir şeyden kurtulmak. Eşeği satıp çüş demekten kurtuldum, şimdi çok rahatım. Bir an önce eşeği satıp çüş demekten kurtulmak istiyorum.
  8. Anektod

    Başına hal gelmek

    Pek çok güçlüklerle karşılaşmak. Başına ne hal geldi Allah bilir.
  9. Anektod

    Kuş gibi uçmak

    1. Çok kısa süren bir hastalıkla ölmek. Annem geçen ay hastalandı, haftasına öbür aleme kuş gibi uçtu. 2. Çok kısa sürmek, geçmek. İstanbul'dan uçağa biniyorsun, bir saatte kuş gibi uçuyorsun.
  10. Anektod

    Dar kaçmak

    İstemediği bir çevreden kendini dışarı atmak.
  11. Anektod

    İnhisarına almak

    Tekeline almak. Hiç kimse dini kendi inhisarına alamaz. Yayın politikasını bir kişi inhisarına alamaz. Satışları birkaç marketin inhisarına alması, bölgedeki asıl sorunun nedenidir.
  12. Anektod

    Yüksük kadar

    Çok az, az miktarda. Yüksük kadar boya atarsan yeterlidir.
  13. Anektod

    Ciğerini okumak

    Karşısındakinin gizli düşüncelerini bilmek, aklından geçenleri anlamak. Bizi mi düşünüyormuş? Ben onun ciğerini okurum; o kendinden başkasını düşünmez.
  14. Anektod

    Laf getirmek

    1. Birinin eleştirilmesine sebep olmak, söz getirmek. Sana izin verdim pişman oldum, bana laf getiriyorsun. 2. Bir kimseye söz gelmesine yol açmak. Aman dikkatli ol da bize laf getirme.
  15. Anektod

    Çekip çevirmek

    Yönetmek, düzene sokmak, hale yola koymak, çalışmasını sağlamak.
  16. Anektod

    Güçsüz düşmek

    Rakibi karşısında kendini çok zorladı ve güçsüz düştü.
  17. Anektod

    Beyin yıkamak

    Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne yabancılaştırmak, başka yönlerde düşünür ve davranır duruma getirmek. Batılılar ülke insanımızın beynini yıkamaya devam ediyorlar.
  18. Anektod

    Fitil vermek

    1. Kızdırmak, azdırmak. 2. Kışkırtmak. Senin derdin bana fitil vermek mi?
  19. Anektod

    Ot tutunmak

    Vücuttaki istenmeyen kılları düşürmek için ilaç sürünmek.
  20. Anektod

    Aklına düşmek

    Sevdiği aklına düşenin, gözleri boş boş bakar
Kıbrıs Haber - yığıntı - verigom bilgi bankası - metal işleme - Tiktok video indir - Backlink
Üst